Son 50 yılda tarımda pestisit kullanımı çarpıcı biçimde arttı ve şimdi yılda yaklaşık 2,56 milyar kg’a ulaşıyor. Dünya pazarındaki en yüksek büyüme oranları, yılda yaklaşık yüzde 12 ile 1960’lı yıllarda gerçekleşti. Bu oranlar daha sonra 1980’lerde yüzde 2’ye düştü ve 1990’larda yılda yüzde 0,6’ya kadar geriledi.
21. yüzyılın başlarında, küresel pazarın yıllık değeri, 1990’ların sonlarında 30 milyar dolardan fazla olan yüksek bir değerden 25 milyar ABD dolarına düştü. Gelişmekte olan ülkelerde yaklaşık 3 milyar dolarlık satış yapılmaktadır. Satışların yüzde 49’unu ot öldürücüler, yüzde 25’ini böcek öldürücüler, yüzde 22’sini mantar ilaçları ve yaklaşık yüzde 3’ünü diğerleri oluşturuyor. Değer olarak dünya pazarının üçte biri, aktif madde kullanımının yüzde 22’sini temsil eden ABD’dedir. Ancak ABD’de ev/bahçede (değer olarak yüzde 17) ve endüstriyel, ticari ve hükümet ortamlarında (değer bazında yüzde 13) büyük miktarlarda pestisit kullanılmaktadır. Aktif içerik olarak, ABD tarımı yılda 324 milyon kg kullanır (bu, kükürt ve petrol ürünlerini içermediğinden, rapor edilen tüm pestisit kullanımının yüzde 75’idir). Tarımda kullanım 1960’larda 166 milyon kilograma (Mkg) yükseldi. 1981’de 376 Mkg’a ulaştı ve o zamandan beri gerilemeye başladı. Ancak harcamalar da arttı. ABD’de 1998-1999 yılları arasında çiftçiler pestisitlere yaklaşık 8 milyar ABD doları harcadı.
1990’ların sonlarında sanayileşmiş ülkeler toplam pazarın yüzde 70’ini oluşturuyordu. Fakat şimdi gelişmekte olan ülkelerde tarımsal satışlar artıyor. Japonya, ekili arazi alanı başına en yoğun kullanıcıların başında gelmektedir. Tüm pestisit ürünlerinin küresel kullanımı, meyve ve sebzelere (yüzde 25), pirinç (yüzde 11), mısır (yüzde 11), buğday ve arpa (yüzde 11), pamuk (yüzde 10) ve soya fasulyesinde (yüzde 8) tek başına önemli bir hacme sahiptir.
Kullanılan pestisit türlerinde de ülkeden ülkeye önemli farklılıklar bulunmaktadır. Herbisitler Kuzey Amerika ve Avrupa iç pazarlarına hakimdir, ancak böcek öldürücüler dünyanın başka yerlerinde daha yaygın olarak kullanılmaktadır. 1990’ların sonunda ABD, kullanılan 25 maddeden 14 pestisitler, herbisitler (kg ai ile) olan en yaygın olarak kullanılan ürünler atrazin (33-36 mkg), glifosat (30-33 mkg), metam sodyum (a fumigant, 27–29 Mkg), asetoklor (14–16 Mkg), metil bromür (13–15 Mkg), 2,4-D (13–15 Mkg), malathion (13–15 Mkg), metolaklor (12–14 Mkg) ve trifluran (8-10 Mkg). Glifosat ve 2,4-D, evsel ve endüstriyel ortamlarda kullanılan en yaygın ürünler olarak göze çarpmaktadır.
Asya’da pestisitlerin yüzde 40’ı pirinçte, Hindistan ve Pakistan’da ise yüzde 60’ı pamukta kullanılıyor. Hindistan ve Çin, Asya’daki en büyük pestisit tüketicileridir. Afrika’da pestisit tüketimi ise hektar bazında düşüktür. Ancak tarım teknolojilerine ayrılan kaynak arttıkça Afrika’daki pestisit kullanımının artması da olasıdır.
Nüfus dağılımı olarak iki majör kıta olan Asya ve Amerika’nın devasa pestisit kullanımı, küresel ticaretin en aktif olduğu bu dönemde tüm dünya mutfağını tehdit etmektedir. Zira Japonya veya Çin’de üretilen bir pirinci Türkiye’deki sofralarda görmek eskisinden çok daha olasıdır. Öyleyse üretilen tarım ürünlerinin sadece bulunduğu bölgedeki kullanıcıyı etkilemesi imkânsız görünmektedir. Bunun önüne geçebilmenin en önemli yolu, tüketici ülkenin korunaklı gıda kodeksine sahip olması ve tüketicilerin sağlığına değer vermekten geçmektedir.
